hayvancılık piyasasını imkanlarımız yettigince takip etmeye ve arkadaşlarımızı bu tur mevzularda kendi çapımızda bilgilendirmeye çalışıyoruz.. bir kusurumuz olursa affola.. şimdi yaklaşan buyuk tehdit ne..? belki bir çogumuzda bunun farkında..
1.RUSYA bugday ihracatını epeydir durdurdu. ve iç piyasada mütiş bi kepek sıkıntısı yaşanmaya başladı. 1,5 ay once 13-15 TL olan kepek fiyatları yüzde 60-65 lere varan yükselişle yem üreticilerini zamlara zorladı. ve tabiki sonuç olarak çiftçinin yem giderleri de yükseldi.
2. GDO ( genetigi degiştirilmiş organizma) lu ürünler grubuna giren mısır gluteni ithalatı büyük oranda yasaklandı. yem firmalarının en fazla kullandıgı bu urunun yasaklanması kepek piyasasında yaşanan sıkıntıların uzerine tuz biber oldu. ve tabiki yine ZAM.
3. Çiftçimizin elindeki en büyük koz tabiki ET ve SÜT. ama canlı hayvan ithalatı ile birlikte ülkemize giren yüzbinlerce gebe düve(hala da devam ediyor) doğurmaya başladılar. bunun sonucu olarakta piyasadaki arz-talep dengeleri degişecek.
SONUÇ: bol süt üretimi süt firmalarını elini güçlendirirken çiftçimizin ürününe daha az fiyat verecekler. Ayrıca yükselen yem fiyatları ile hayvan kesimleri artış gosterebilir. bu da et fiyatlarının düşmesi demek. Fazla karamsar olabilirim ama gelin biz boyle düşünelim ve sıkı tedbirler alıp buna hazırlıklı yakalanalım. peki ne yapabiliriz.?
ÇÖZÜM: elbette çözüm bizim elimizde. YEM BİTKİLERİ.. yulaf,fiğ,şalgam otu,sorgum vs vs. ben yulaf-fiğ karışımı kullanıyorum ve 2 yıldır hayvan beslemede müthiş rahatladım. bölgesel olarak yetişen ürünler degişebilir. ziyeretçilerin okuyup cıkmalarını degil onerilerini de bekliyorum elbette. kendin yaz kendin oku mustafa olmasın dimi. :)
ayrıca uzun zamandır peşinde oldugumuz hayvan pazarı konusu ilçe meclisinde ısrarlarımız sonucunda gündeme alındı. kurban bayramından once bi girişim olacak gibi. şimdiden hayırlı olsun diyorum. |