Nohut iç Anadolu’da ve birçok geçit bölgesinde buğday ile ekim nöbeti sistemi içinde yetiştirilir. Bu nedenle burada nohut yetiştiriciliği yanında kısmen de olsa nohuttan sonra ekilen buğday yetiştiriciliğine değinilecektir. Yapılan ekim nöbeti çalışmaları açıkça göstermektedir ki, bir önceki ürün yetiştiriciliğine yapılan agronomik uygulamalar bir sonraki ürünün gelişme ve verimini etkilemektedir. Bu nedenle Bölümümüzde araştırmalar ekim nöbeti dikkate alınarak ürün dizileri içerisinde yapılmaktadır. Tek üründe yapılan araştırmalar konuya tek yanlı bakışı yansıttığı için yetersizdir.
Ekim Nöbeti
Halen devam eden ekim nöbeti çalışmalarında buğday-nohut ekim nöbetinde nohudun veriminin 120 kg/da nohuttan sonra ekilen buğdayın veriminin ise 275 kg/da olduğu görülmektedir. Nohut verimi başlangıçta 60-90 kg/da arasında iken hastalığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ekilmesi ile 150 kg/da ‘lara kadar çıkmıştır. Bu da nohut tarımını ciddi anlamda karlı bir duruma getirmiştir. Böyle olsa da İç Anadolu’da buğday stratejik konumunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. Nohuttan sonraki buğday verimi nadastan sonra ekilen buğdayın verimine göre %11 daha düşük olmuştur. Ancak 120 kg nohut verimi dikkate alındığında ve baklagillerin toprağa kazandırdıkları azot dikkate alındığında sistem tamamıyla uygulanabilir (fizibil ve karlı) duruma gelmektedir.
Toprak Hazırlığı
1987 yılında başlayan ve 6 yıl süren araştırmalar yazlık bir baklagil olan nohudun toprak hazırlığında iki yöntemin ön plana çıktığını göstermektedir. Bunlardan bi,risi sonbaharda pullukla sürüm, ilkbaharda kazayağı ve ardından mibzerle ekim yöntemidir. Diğeri ise korumacı bir yöntem olan ilkbaharda kazayağı sürümünü takiben mibzerle ekim yöntemidir. İç Anadolu’da çiftçilerimizin yaygın bir şekilde uyguladıkları serpme ve pullukla kapatma yöntemi ise üçüncü olarak ön plana çıkmıştır. Her ne kadar ikinci yöntemden % 15 daha fazla verim verse de birinci metotta sonbaharda toprağın sürülmesi toprağın kümeleşme (agregat) özelliğini yitirmesine neden olmakta ve toprağı rüzgar ve su erozyonuna hassas hale getirmekte ve toprak kuru ve sert olduğundan sürüm maliyeti artmaktadır. Bu şekilde tarıma devam edildiğinde toprak verimliliğini de kaybetmektedir. Bu nedenle ilkbahar sürümlerini içeren yöntemleri tercih edilmeleri gerekir. Bu yöntemlerin başında ise yukarda sözü edilen kazayağı işlemesi olmalıdır.Toprağın korunduğu korumacı tarım sistemlerinden en gelişmiş olanı toprak işlemesiz tarımdır. Bu tarım sisteminde ilkbaharda yabancıotlar çıkmaya başladığı dönemde (mart sonu-nisan ortası) glyphosate bileşimli yabancıot ilaçalarından (Touchdown, Knockout, Mamba, Roundup ..) birisi dekara 300-350 g olacak şekilde en fazla 20 litre suda eritilerek atıldıktan sonra nohut direk ekim mibzeri ile ekilir. Normal hububat ekim makineleri üzerlerine kolay toprağa batmalarını temin etmek maksadıyla konulmak suretiyle bu iş için kullanılabilir. Ekim işlemi önce yapılıp ilaçlama sonraya da bırakılabilir.Veya imkan olursa iki işlem birlikte de yapılabilir. Bu yöntemle buğday sapları toprakta bırakıldığı için toprak erozyonu tamamen önlenmekte ve en önemlisi anız yakmanın önüne geçilmektedir (Yöntemin yararları için Korumalı tarımla ilgili yazımıza bakılabilir). Konu üzerinde yaptığımız araştırma işlemesiz tarımla yapılan nohut verimi çiftçi uygulaması (serpme ve pullukla kapatma) ile elde dilenle aynı olmuştur. Nohuttan sonra ekilen buğday verimlerinde ise işlemesiz çiftçi uygulamasından %4 daha düşük buğday verimi elde edilmiştir. Ancak maliyetler bakımından hem nohut hem de buğday hesaba katıldığında işlemesiz tarım çiftçi yöntemine göre dekara 15 TL daha karlı olmaktadır.
Ekim Zamanı:
1980 li yıllarda nohutta hastalığa (antraknoz) dayanıklı bir çeşit olmadığından nohut erken ekildiğinde hastalıktan geç ekildiğinde kuraklıktan zarar görmekteydi. Hastalığa dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi ile ekimi daha erken yapma imkanı ortaya çıkmış ve yapılan bir çalışmada 4 ilde üç ekim zamanı (mart, nisan, mayıs) denenmiştir. hastalığa dayanıklı çeşitler erken zamanda hassas çeşitler geç zamanda ekildiklerinde iyi verim vermişlerdir. Erken ekilen nohut çeşitleri çok yüksek verimlere (200 kg/da) ulaşmışlardır. Özetle hastalığa dayanıklı çeşitler kullanılıyorsa nohut erken zamanda ekilmelidir.
Tohum miktarı:
Yapılan çalışmalar nohutun gelişme tabiatına (dik veya yatık gelişme) bağlı olmaksızın 30-40 cm sıra aralaığında iri tanelilerde 16, ufak tanelilerde 12 kg/da tohum kullanılarak ekilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Başka bir çalışmada nohutun serpme olarak ekilmesi durumunda da aynı miktarların kullanılması gerektiği ortaya çıkmıştır.
Gübreleme
Nohut-Buğday ekim nöbetinde nohut ve buğdaya verilecek uygun azotlu gübre miktarları 6 yıl süren bir çalışma sonunda belirlenmiştir. Buna göre nohuta 3,5 kg, nohuttan sonra ekilen buğdaya ise 9 kg/da azot verilmelidir (bunların yaklaşık gübre karşılıkları % 33 lük gübreler için 3 ile, %26 lıklarda 4 ile, %21 lıklerde ise 5 le çarpılarak bulunabilir) bu uygulama ile nohutta çiftçi uygulamasına göre (buğdaya 6, nohuta 0 kg N/da) fark çok az olurken, buğday veriminde %12 (30 kg/da) hatırı sayılır verim artışı elde edilmektedir. Nohuttan sonra buğday eken çiftçilerimiz bu durumu dikkate alarak gübreleme yapmalarını tavsiye ediyoruz. Başka bir çalışmada nohuta dekara 5-7 kg/da P2O5 verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Böylece nohut ekiminde 16 kg/da DAP ile yaklaşık olarak tavsiye edilen gübrelemeyi yapmış oluyoruz.Çinko noksanlığı görülen alanlarda nohut için 3 yılda bir 1-2 kg/da saf çinko uygulaması önerilmektedir. Bunun için çinkolu gübre toprağa serpilerek karıştırılmalı veya çinko katkılı gübreler kullanılmalıdır.
Yabancıot Kontrolu
Nohutta denenen kimyasal ilaçlar olumlu sonuç vermemiştir. Bu nedenle nohutta yabancıot mücadelesinin elle veya mekaniki yollarla yapılması gerekmektedir. Nohutta yapılan yabancıot mücadelesi hem nohut veriminde verim artışına (%20) hem de izleyen buğday verimlerinde buğdayda yapılan ilaçlı mücadele dışında verim artışına (%14) yol açmaktadır. Bu da nohutta yabancıot mücadelesinin görünmeyen yararlarını ortaya koymaktadır.
Hasat
Geniş alanlarda hasadın elle yapılması yüksek maliyet, zamanında yeterli iş gücü bulmada zorluklar nedeniyle problem olmaktadır. Bu yüzden hasadın biçer döğerle veya makinalı bir harman makinesiyle yapılması nohut tarımını kolaylaştıracak ve yaygınlaşmasına yol açacaktır. Ancak ekim şekli ve toprak yüzeyinin düzgün olmaması nedeniyle biçerle hasat mümkün olamamaktadır. Yapılan bir çalışmada çiftçi ekimi, tapan ve mibzerle ekim denenmiş ve yapılan ekonomik analiz sonunda tapan çekilerek veya mibzerle ekilen nohutun biçerle hasadının en ekonomik ve uygun bir yol olduğu sonucuna varılmıştır.
Kaynak:Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü